Diyorum.com'da darbe oldu. Artık sadece cunta yönetimi yazı yazıyor. Yeni bir bölüm açıldı. Ne demek? Neyin ne demek olmadığını bilmiyorsanız lütfen gidin bakın. Darbeden önceki yazılar ise burada.


Yazı Gönder

Son Yazılar

Piknik mi? Harakiri mi?

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (2 Yorum Var)


Bursa Makina Mühendisleri Odası’nın 11 Mayıs 2008 tarihinde “Bahar Dönemi Doğa Yürüyüşleri” kapsamında katıldığımız piknik hakkında 11 kişinin yıkılışının öyküsüdür bu.

Sarılalan - Kadıyayla - Sarıtoprak - Gülpınar Şelalesi parkuru için sabah 9 da Teferrüç’te buluştuk. Kadıyayla - Sarıalan hattının bakımda olduğunu öğrendiğimiz için yürüyüşe Kadıyayla’dan (1230 metre) başladık.

Kadıyayla - Ab-ı Hayat - Sarıtoprak - Gülpınar Şelalesi ismini alan rotamızda uğramamız gereken bazı noktaları piknik için atladıktan sonra 3 saat gibi bir sürede Gülpınar Şelalesi’ne vardık.

Gülpınar Şelalesi vadinin en yüksek tepesinden aşağıya dökülen büyük bir şelale fakat biz bunun çok ufak bir bölümünü gördük. Ne kadar yüksekten aktığını ise dönüş yolunda arkamıza baktığımız zaman farkedebildik. Yaklaşık 30 kişilik ekibimiz Şelale’yi izlerken, rehberlerimiz de bu sırada ateşi yakmışlar ve piknik için hazırlıkları tamamlayıp bizleri çağırdırlar. Bugüne kadar katıldığım “Doğa” yürüyüşlerinin hiç birinde doğaya gösterdiğimiz saygıdan dolayı ateş yakmadık. Uludağ üzerinde bulunan bazı kamp noktalarında gerekli şartlarda (gece konaklama gibi) ateş yakmak için kontrollü alanlar bulunmaktadır. Ve piknikçiler için yine kontrollü alanlar vardır.

Eğer rotada bu tarz bir alan varsa ve daha önce katılımcılara bilgi verilmişse ona göre yiyecek ve ekipman getirilir. Doğa yürüyüşlerindeki amaç doğa ile kucaklaşmak, temiz hava almak ve büyük bir huzur aşısı kapmaktır. İnsan bünyesi gereği ise bazen yemek yemek gerekir ve bu durumlarda sırt çantalarımızda açlığımızı yatıştırmak için evde hazırlanmış hafif yiyecekler bulunur. Doğa yürüyüşünse sucuk ve et gibi yiyecekler yedikten sonra o yürüyüşün amacının sadece “piknik” olduğu için farklı bir kesimi ilgilendirir.

Piknik yapmak ve doğa yürüyüşü yapmak arasında çok fark vardır. Çantalarımız ve ekipmanlarımız buna göre değişir.

Bir başka önemli husus ise yürüyüşlerde kot pantolon giymek tehlikelidir. Hem rahat hareket edilemez, hem sıcak havalarda sağlık sorunları yaratabilir hem de en önemlisi olası bir yaralanma sonucunda acil müdahele yapmak gerekirse kot asla yırtılamaz ve müdahele yapılamaz bu yüzden kadife tarzı pantolon giymek gerekir. Eşofman veya şort giymek ise dikenli bölgelerde yırtılmalara neden olabilir ve ince malzeme yüzünden bacaklarımız çizilebilir. Yürüyüşe katılacak kişiler bu konuda daha önceden bilgilendirilmelidir.

Öğlen 12 de yakılan ateş ve başlayan piknik şaşkınlığı eşliğinde geçen 2 saatin ardından ne zaman yola çıkacağımızın kesin bir sonucu olmamakla birlikte piknik için gelenlerin dışında herkesin canı sıkılmaya başlamıştı. Saat 2 olmuştu. Bu kadar uzun süre mola vermek yürüyüş tempomuz için sakıncalıdır. Çünkü 3 saat boyunca yürüme temposuna alışan bacaklarımız 2 saatten sonra ikinci bir tempoyu kaldıramaz. En iyisi kısa molalar vermektir. Kısa dinlenmeler yürüme tempomuzu bozmaz, aksine bacaklarımızı rahatlatır.

Dönüş yolunu bilsek giderdik ama rehberler hala piknik yapıyordu. Ve ne zaman kalkacağımız hala belli değildi, hala ateşin altına odun atılıyordu. Tam o sıra iki kişi yolu bildiğini ve ayrılmak istediğini söyledi. Ben de hemen onlarla gitmek istediğimi belirttim. Derken 9 kişi daha benim gibi durumdan memnun değildi ki bizimle beraber dönüş yolu için gelmek istediler. O sıra içerisinde etrafta gezen bazı arkadaşlarımıza ulaşamadık ama eminimki 10 kişi daha gitmek istiyordu. Piknikçiler pikniğine devam etti, ulaşamadığımız arkadaşlarımız sonra neler yaşadı bilmiyoruz.

Geziden daha fazla fotoğraf görmek için Sayın Burcu Özmen Kırlı’nın yayımladığı fotoğraf galerisi için buraya tıklayınız.

Biz toplam 11 kişi dönüş yoluna geçtik ve günün en güzel zamanı dönüş yolunda yaşadığımız aksiyon dolu saniyelerdi. Bundan sonrasını ben anlatmayacağım zaten normalden uzun bir yazı yayımladım. 11 kişilik ekibimizin diğer üyelerinin dönüş yolu notlarını yorumlamasını bekliyorum.

Ve benim çektiğim iki adet fotoğrafı da sizlerle paylaşmak istiyorum;

İlk otoğraf toplam 11 kareden oluşmuş 180derecelik panoromik bir fotoğraftır. Fotoğrafların üzerine tıkladığınız zaman büyük hallerini görebilirsiniz.

Eğer hala aramızda yürüyebilen varsa yorumlarınızı bekliyorum.

Uludağ Üniversitesi Şenlik’08

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (Henüz Yorum Yapılmamış)


Uludağ Üniversitesi Şenlikleri yarın (06.05.08) başlıyor.

Saat 20:00′de başlayacak Çim Alandaki konserler:

1.gün Sertab Erener

2.gün Hayko Cepkin & Şebnem Ferah

3.gün Hüseyin Turan

4.gün Duman

Şenlik bünyesinde yapılacak söyleşiler:

1.gün
13.30 Cenk – Erdem “Söyleşi” (Ahmet Taner Kışlalı Salonu)
14.30 Güven Kıraç- Erkan Can “Söyleşi” ( Bordo Salon )
3.gün
13.00 Erol Günaydın “Söyleşi” (Bordo Salon)
14.30 Sümer Tilmaç “Söyleşi” ( Bordo Salon)
4.gün
14.00 Uykusuz Dergi Ekibi “Söyleşi” ”(Ahmet Taner Kışlalı Salonu)

Bunlar benim katılacağım etkinlikler olduğu için herkese duyurmak istedim. Daha bir çok söyleşi, konferans, konser için gelecek sanatçı veya amatör gruplar var. Ayrıntıları şenliklerin resmi sitesinden takip edebilirsiniz.

Sertab Erener’in sahne performansını çok seviyorum, insanları eğlendirmeyi iyi biliyor. Hayko Cepkin ve Şebnem Ferah bir arada mükemmel bir konser olacağı kesin. Hüseyin Turan abimiz beni benden almaya gelecek. Duman konserinde ise 10 kilo vereceğime eminim.

Cenk ve Erdem Beylerin gelmesi beni en çok mutlu eden haber. Umarım enerjim yeter ve işlerimde bir aksilik olmaz da hepsine katılabilirim. Bol bol fotoğraf çekmeye çalışacağım merak etmeyin ;)

Şenliğe katılacak ve bu yazıyı okuyan birileri varsa bana ulaşsınlar. Şenlik boyunca da internet bağlantım olacak. Belki arada ufak bir diyorum.com buluşması gerçekleşir ne dersiniz? Geleceklerin yorumlarını bekliyorum.

ibad network hayvan çiftliği

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (4 Yorum Var)


ibad network‘ün Bursa’da ki ofisinde bizlerle beraber yaşayan hayvanları tanıtmak istiyorum sizlere. Ama sakın benden fotoğraf istemeyin çünkü onların biz de bir karesi bile yok. Oysa ki ofiste iki tane profesyonel fotoğraf makinası var ama gel gör ki; terzi kendi söküğünü dikemiyor!

Ofisimizde bizimle beraber yaşayan hayvanlar haricinde bir sürü canlının fotoğrafını çekmişimdir. Hatta martılar üzerine bir koleksiyonum bile var, leylek fotoğrafın bir sürü yer de yayımlandı. Kediler üzerine de çok ilginç fotoğraflarım var. Ama bizim hayvanlarımızın bir karesi bile yok. Bugün fotoğraflarını çekmek istiyorum ama biliyorum bugün çekmeyeceğim. Perde açılacak kapanacak 1 ay geçmiş olacak aa ben bunların fotoğraflarını çekecektim diyeceğim ama yine çekmeyeceğim. Neden mi? Bilmiyorum. Bir fotoğrafçı olarak gözümün önünde yaşayan hayvanlar bana ilginç gelmiyor herhalde. Oysa ki internette gördüğüm hayvan fotoğraflarının çoğuna imrenirim. Adama bak derim, ne de güzel çekmiş. E bende ekipman var, 2 tane köpek 3 tane de birbirinden güzel kedim var.

Köpekleri tanıtayım sizlere. Birincisi Çin Aslanı yani çov çov (chow chow) rengi siyah, dişi ve adı Rush! Kendisi 7 aylık 10 numara bir köpek. Allah nazarlardan saklasın. Ben hayatımda bu kadar güzel bir köpek görmemiştim. Dünyanın en büyük çukuruna düştüğünüz anda bile onun sizin suratınıza bakması sizin tüm dertlerinizi unutturuyor. Tabi bu bir teriyer ile çiftleşmiş anadan olma bir Çin Aslanı, yani bir Çin Aslanı gibi kurda yakın bir suratı yok. Teriyerin tatlılığını Çin Aslanının gücünü almış. Daha önce bu kadar şirin bir köpek görmediğinize eminim.

İkincisi bir Alman Kurdu oda dişi ve adı Fıstık! Kendisini 1 aylıkken annesinin kucağından ayırdığım için çok mutsuzdum. Hatta ilk gece ağladı, uyumadı ve içim parçalanmıştı. 2 gün beraber uyuduk, bu onun çok hoşuna gitmişti. Ama tabi yatağıma işemesi benim pek hoşuma gitmemişti :) Rush ilk günlerde çok kıskanmıştı. Belki ikisi de dişi olduğu içindir. Ama sonra baktık ki, Rush, Fıstık‘a tam bir ablalık yapıyordu. Sonra ablalığı geçti artık onun annesi oldu. Deli dolu Rush artık yanında Fıstık yokken tam bir asık surat olmuştu ve ikisi beraber çok güzel yaşıyorlar ibad network‘ün bahçesinde.

Gelelim kedilere; ilk kedimiz normal bir sokak kedisi, tekir olarak bilinen türden biraz sarıya yakın kahverengi çizgileri olan normal bir kedi. Ama onu güzel yapan şey karakteri. Çok kalabalık bir yerde insanların ayaklarının altında ezilme korkusuyla çırpındığı bir anda onu kurtarmak için ofisimize almıştık. Tüm gün yanımızda oturup bilgisayar ekranında fareyi takip eden bir kediyi düşünün… Tabi bu kedi çok bahtsız bir kedi. Bir inşaatın kireç çukuruna düştü, beyaz bir biblo gibi bulmuştuk. Başka bir kedi diye yardım ediyorduk sonra bir baktık ki bizim kedimizmiş. Yıkayınca anladık. Kirece düştükten sonra tüm derisi, ağzı, gözleri…v.s her yeri yanmıştı. Aylarca biberonla besledik, gözleri kördü, dili yoktu…v.s Ona yaşama hevesi verdik ve şimdi o günden şimdiye kalan hiç bir iz yok. Üstelik doğuramaz denilen kedimiz geçen yaz doğurdu ve bize dünyanın en güzel kedisi olan ikinci kedimizi verdi. 4 Ölü 1 Canlı!

İkinci kedimiz, tam bir mongol :) Ama annesinin tam bir kopyası. Kocaman gözleri var ve bir kedinin hoşuna gitmeyen ne yaparsanız yapın sesini bile çıkartmıyor, kabulleniyor, çünkü bizi çok seviyor.  Şimdi o da hamile 10 gün bile sürmez, o da doğuracak. İlk kızımız anane olacak, yavrumuz ise anne olacak.

Üçüncü kedimizin adı Kamuran. Anne ve kızın adı yok, “kızım” kelimesine odaklandılar. Onların adı kızım desek yeridir. Üçüncü kedi nerden çıktı? İlk kedimizden. 20 gün önce ikinci doğumunu yaptı bu sefer 3 Ölü 1 Canlı! Yine bize bir yavru verdi, bu sefer ona bir isim verelim dedik. Kızım dediğimizde 3 kedinin birden koşmasını istemiyoruz :) Daha geçen gün gözleri açıldı ve çok şirin bir şey. Allah nazarlardan saklasın.

O kadar anlattım hepsini tanıtabileceğim keşke bir kaç fotoğrafı da olsaydı. Ama yok. Ama olacak. İnşallah…


Ne demek?

Mp3 ne demek 2008/05/06

durağan ne demek? 2008/05/04

DNS ne demek 2008/05/04

ip adresi ne demek 2008/05/04

domain ne demek 2008/05/04

server ne demek 2008/05/04

asp ne demek 2008/05/04

php ne demek 2008/05/04

browser ne demek 2008/05/04

kadraj ne demek 2008/04/22