Ne demek?

iş ve işçi birbiriyle neden buluşamıyor?

Daha önce siteyi kategorilere ayırarak yazı yazacağımı ve bu yazıların bir bölümünün ekonomi ile ilgili olacağından bahsetmiştim. Şimdi biraz ısınma turu yapalım.

İşsiz problemi başa bela olduğu bilinir. Çözüm içinde herkesin bir fikri vardır. Bu fikirler gerçekten çözümdür ancak makro ekonomik dengeleri işin içine kattığınızda işsizliğin çözümü için uygulanması gereken politikalar diğer değişkenler üzerinde daha kötü sonuçlara götürecek etkiler yarattığı görülür.

İşsizliği çözerken birdenbire enflasyona ya da yüksek iç borç batağına battığınızı fark edersiniz.  Tedrici uygulamalar ise dengeyi sağlar gibi olsada  işin içine sosyolojik sorunlar da dahil olur. Gelir dağılımdaki adaletsizlik ile birlikte işin içinden çıkılmaz buhranlar ortaya çıkar.

Konuyu böyle özetledikten çok farklı bir fikrim olduğunu ve bu fikirle nobel barış ödülü dahi alabileceğimi belirttikten sonra çözümü başka yazımda açıklayacağımı belirterek sizi biraz üzmek istiyorum.

Ama yine de burada değineceğim başka bir boyutta en az işsizliğin çözümü için ürettiğim teorim kadar ilginç.

İş veren ve eleman arasındaki iletişimin psikolojik dalga boyları çok farklı. Eleman arayanların bıraktıkları iş ilanlarına baktığımızda çok cılız bir ses duyuluyor. İş hakkında detaylı bilgi içermeyen, aranılan niteliklerin doğru dürüst tanımlanmadığı iş ilanları hedefini bulmakta zorlanıyor.

Bu niteliksiz iş ilanlarına başvurularda haliyle niteliksiz oluyor. Gereksinmelerini tam olarak belirleyememiş iş verenler çaresiz olarak tam yetkin olmayan adaylardan seçim yapmak zorunda oluyorlar.

Diğer taraftan bu tür eleman ilanlarını veren firmaların küçük çaplı firmalar oluşu ve kurumsallıktan uzak olması sebep gösterilebilse de, kurumsallık yolunda ilerleyişlerinde kendi önleri iyice tıkanıyor.

İş arayanların psikolojisine baktığımızda ise işsizlikten usanmış, bu kadar işsizin arasında herhangi bir iş bulabilmesinin kendisine bir nimet olarak görmesi iş ve işletme seçim hakkını kısıtlıyor.

Bu kısır döngü içersisinde aradığı elemanı bulamayan firmalar da işsizler ordusu da iyice artıyor.  Yıllar önce Meslek yüksek okullarına önem verilmesinin sebebi de bu öngörüye dayanmaktadır. Fakat bu seferde iyi eğitimini tam olarak almamış, pasif, girişimci ruhu öldürülmüş, işçi psikolojisi iyice beynine kazınmış yeteneksiz vasıfsız işçi ordusu ortaya çıktı.

İş ilanlarına örnek verdiğim site ulusalilanlar.com bana ait bir site. Gelen ilanlardan yayınladıklarım ve yayınlamadıklarımı işlerin türü ve ilanı veriş şekli gibi değişik istatistikler tuttum. İş ilanlarına başvuruyu direkt olarak almayız. Firma iletişim bilgilerine direk olarak başvurmasını isteriz. Gel gelelim bunu okumayan, okumaya üşenen, okusada anlamayan bir çok işsiz iş ilanı bırakma formundan işe başvurmaya kalkışıyor.

O kadar ipe sapa gelmez şeyler yazıyorlar ki – bunları ibret olsun diye yayınlamamak lazım aslında – bırakın işe almayı tedavi görmesi dahi gerekli.

İşte bu iki kesimin bir araya gelmesiyle oluşacak üretimden de hayır gelmez. Üretim artmazsa ekonomi genişlemez. Ekonomi genişlemezse yeni iş sahaları açılmaz. Ekonomi genişlemezse ne mesleki eğitime ne  de yüksek öğrenime ayıracak bütçe oluşmaz. Vasıfsızlar artar.

Peki çözüm ne… Çok yakında … :)