Diyorum.com'da darbe oldu. Artık sadece cunta yönetimi yazı yazıyor. Yeni bir bölüm açıldı. Ne demek? Neyin ne demek olmadığını bilmiyorsanız lütfen gidin bakın. Darbeden önceki yazılar ise burada.


Yazı Gönder

Son Yazılar

Seo yapayım derken websense kurbanı olanlar

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (7 Yorum Var)


Uzun bir aradan sonra herkese merhaba :)

(Bu aralar herkes bir tatilden dönüş yazısı eklemiş sitesine bende böyle bir giriş yapayım dedim, sonuçta benim hayatım tatil)

Bir kaç haftadan beri bir fabrikanın internet işleri için o fabrikada mesai yapıyorum. 3500 kişinin çalıştığı yaklaşık 800 bilgisayarlı çalışanın olduğu bu şirkette ana serverdan dağılan internete zeval gelmesin diye websense programı kurulu. Çalışanların internette boş işlerle vakit öldürmemeleri için kendilerinin seçtiği sitelerin dışındaki sitelere girmek yasak. Bir kaç haber ve gazete sitesinin dışında internetin alayı yasak. Eğer bu siteler haricinde başka sitelere girecek olursanız yada mailinizi falan okuyacaksınız 1 saatlik günlük izniniz var.

Bu yasaklar dahilinde çalışamayacağımı bildirdiğim zaman benim kullandığım bilgisayarın yetkilerini arttırdılar ve engelsiz bir internet kullanıyorum. Websense bana göre piyasadaki en iyi internet güvenlik yazılımlarından bir tanesi. Rakiplerine nazaran üstün bir yapay zekaya sahip olması tercih edilme sebeplerinin başında geliyor. Programın kendi denetiminin dışında bu iş için atanan admin zaten herkesin ne yaptığını görebiliyor ve gerekirse anında engelliyor. Bu programı aşmak isteyip de buradan kovulan çok insan da olmuş zamanında.

Neyse benim için engel ortadan kalktı tabiki ama “Streaming Media” kategorisindeki video siteleri, zararlı yazılımlar, reklamlar, porno, hack..v.s gibi her bilgisayara zararlı bu siteler doğal olarak program hattında bana bile yasak. Zaten bu tarz sitelere mesai dahilinde ihtiyaç duymayacağım için pek ilgilenmemiştim ama takip ettiğim iki siteninde gaip kategoriler dahilinde engellenmesi beni şok etti.

Seo yapayım derken evdeki bulgurdan olmak

Bu sitelerden birincisi Barış Ünver’in beyn.org blog’u; çok kötüdür ki “Sex” kategorisinden yemiş engeli. Tabii etek altı videolar gibi konularda zamanında topladığı hitlerin diyetini ödüyo olsa gerek şimdi.

Bir ikinci site ise Hakkı Yaman‘ın sitesi ise “Hacking” kategorisinde engellenmesi. Bunu tam olarak anlamış değilim ama kötü oldu. Bunun haricinde yakuter, dmry, fikirbozan, Fatih Hayrioğulu, pozitif pc…v.s. bu güzel sitelerin hepsine girebiliyorum. Neyse haberiniz olsun, büyük bir kesim bu programı kullanmıyor olsa bile seo yapayım derken engel manyağı olmayalım.

Aslında oyun bir kültürdür

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (Henüz Yorum Yapılmamış)


Her ne kadar ilgilisiniz oyunlarla bilmiyorum ama bizler gibi sürekli bilgisayar başında çalışanlardan iseniz oyun dünyanız epey geniştir. Ama oyun diyince de öyle 2 DVD kurulumlu, yapay zeka harikaları, animasyonun tavan yaptığı oyunlardan bahsetmiyorum. Kendisi 1 mb bile tutmayan, ufak, güzel, şirin internet oyunlarından bahsediyorum.

Hele ki stumble! olayını bilen biriyseniz çok güzel oyunlar keşfedebilirsiniz.

Aslında oyun bir kültürdür. Ve oyun oynayanlar üçe ayrılır.

1) Oyun delileri (Bunun için özel ses ve ekran kartları almışlardır, monitörleri özeldir)

2) Canı sıkılanlar (Bilgisayarında en az 3 tane kurulu oyun bulunanlardır)

3) Oyunun bir kültür olduğunu bilenler (Çalışma aralarında en büyük mutluluk kaynağının oyun olduğunu düşünenler)

Ben şahsen 3. gruptanım, hayatımda ne bir oyun çılgınlığı yapmışımdır ne de sahip olduğum bilgisayarlarımın hiç birinde kurulu oyun bulunmamıştır. Tamam tamam bir ara iş sorunlarım yüzünden evde kalmıştım, canım sıkılmasın diye bir kaç oyun kurmuştum itiraf ediyorum :)

Gel gelelim bugün 24 saate yakın online durmayı başaran bir bünyem var sürekli kodlar var önümde ya da tasarım ya da ne bileyim uzun araştırmalar, İngilizce çeviriler, kontrol edilecek onlarca site, takip edilecek onlarca site, yeni post girilecek onlarca site..v.s. Ve bunların arasında beynimin durduğu noktalar bolca mevcut. Yaptığım işlerden birincisi hava koşullarıyla ilgili değişiyor. Eğer hava güzelse ve sokaklar saat bakımından güvenliyse köpeklerimi alıp yürüyüşe çıkarım. İmkanım yoksa oyun oynarım. Ve oyun oynamak bazen saatlerimi alabilir. Sonunda oyunun içinde kaybolduğumun farkına varırım ve tekrar işe döndüğümde beynimin sıfırlandığını hissederim, çalışmaya güzelce devam ederim.

Son zamanlarda kendimi çiz bakalım isimli oyuna kaptırmış durumdayım. Bunun öncesinde laf cambazı vardı. Ama her daim oynamaktan en büyük haz aldığım oyunlar tower defense oyunlarıdır. İlk önce online oyunların babası kongregate.com‘un Desktop Tower Defense oyununa müptela olmuştum. Sonra bir sürü versiyonunu buldum. Vector TD bu tarzda sevdiğim ikinci oyundu. Ve daha onlarca TD oyunu buluyordum, oynuyordum, mutlu oluyordum.

Şuan ise Stumble! ‘da bir sayfa çıktı karşıma, amca bütün TD oyunlarını yayımlıyor. Tek tek arayıp bulmaktansa bu sayfaya saldırmanızı öneririm. Ama dediğim gibi Desktop Tower Defense oyununu tek geçerim her zaman.

İyi oyunlar….

bir kere de tirbuşon kırılmasın

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (Henüz Yorum Yapılmamış)


ibad network diye bahsedip durduğumuz hani hala network şirketimizin sitesi olmayan bu ibad çalışanları var ya, ayda yılda bir şarap gecesi düzenlemeye başlamış. (sanki ben başlatmadım, günahı başkasına atıyorum)

Yeni ofisimize taşındığımız günden itibaren bu 3. şarap gecesi. 3 gecede de 3 farklı tirbuşon çöpe gitti. Ya ben açmayı bilmiyorum ya da bu tirbuşon dedikleri burgu’lar çok dayanıksız. Hayatımda bir kere olsun hiç sorunsuz şarap açıp içmek istiyorum. Her seferinde tornavida ile eşelemek zorunda mıyım yahu?! Ama bendeki şans durumundan kaynaklanıyor bu eskiden sahilde şarap içerken de böyleydi, cepteki anahtarlar ile mantarı içeriye ittirmeye çalışırdık, sonra içindeki hava sıkışınca ilk delikten güzel bir basınçla üstümüzü başımızı şarap yapardı. Ama sahilde 3kuruşluk şarap içmek gibisi de yoktur hani…

Bu arada Tatlı-Sert diye bir şarap var, onun mesela mantarı çevir aç mantığı ile yapmışlar. Bırak tornavidayı, tirbuşona bile gerek yok. Fiyatı ve içindeki de mükemmel tabi.

Neyse bu yazıyı yazarken şarap havalanmış oldu. Zor da olsun açtım ve mutluyum. Şerefe ey ahali!

Eurovision ‘da kim birinci oldu?

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (Henüz Yorum Yapılmamış)


Eurovision şarkı yarışmasında kim birinci oldu. Onlar mı biz mi? Ne kadar değerliydi? Türkiye bilmem kaçıncı oldu haberleri artık ne kadar önemli? Türklük açısından sormuyorum, yarışma değeri açısından incelememiz lazım. Herkes komşusuna oy verdi. Türkiye’nin Avrupa’da kaç tane komşusu var? Bulgaristan bile sağolsun sattı bizi! Neyse bir konuşsam şimdi savaş çıkar. Öptüm Eurovision’u, tebrikler Rusya

Google’da hangi kelimeler aranarak diyorum.com’a gelindi - 5

Bunlar ne demek?: , ,

Yazan: fosil / (2 Yorum Var)


eski.diyorum.com ‘da ara sıra bahsettiğimiz, artık çoğu sitede standart olan o muhteşem arama sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyoruz. Daha önce yazdığımız sonuçlar (1 , 2 , 3 )

Diyeceksiniz 4 nerede? 4 taslak olarak hazırlanmaya devam ediyordu fakat cunta yönetimi darbe yaptığı zaman onu unuttuk arada silinmiş gitmiş neyse 5′ten devam edelim, bulurum sonra.

Mayıs ayı içerisinde 40 kişi aypot kelimesini aramış da gelmiş.

Bu ayın altın madalya sahibi: dün gece girdiğim siteler

Gümüş madalya sahibi: kızlar neden naz yapar problemini Google ‘a soran.

Bronz madalya sahibi: Almanya’da yaşayan köpekler sorugusu ile diplomatik kriz yaratan.

alışveriş merkezleri tuvaletlerinde kamera
anneler günü için el işi olarak neler yapılır
ayşe hatun önal ın şarkıları güzel mi
doğanın yok oluşuyla ilgili şarkılar
e ile köpeğe ne isim verelim
fıstık gibi bir kızım ne demek
fotoğrafçının anneler günü hediyesi ne olur
google neden daha önce giren siteleri hatırlıyor
göt deliğinde kaşıntı
hurda pet şişe arıyorum
internete fotomu koy
minoxidil bende kaşıntı yapıyo ne yapacam
para karşılığı kadın arıyorum
tefeci yaşar

Wordpress Eklenti Türkçeleştirmek

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (4 Yorum Var)


Aranızda hiç Wordpress eklentisi Türkçeleştiren oldu mu? Ben uzun zamandan beri eklentinin dosyalarına müdahale edilerek Türkçeleştirme yapıldığını düşünüyordum. Daha önce hiç düşünmediğim, ilgilenmediğim için bilgim dışında bir mevzuydu. Taa ki bir gün bir eklentinin bileşenlerini Türkçeleştirmem gerektiği zamana kadar her şey çok güzeldi. Bahsettiğim eklenti TDO Mini Forms ve Türkçesi yok, hatta hakkında hiç bir Türkçe bilgi bile yok. Zamanında yerden yere vurulan ama şuan gözümde dünyanın en harika Wordpress eklentisi olan TDOMF ‘den bahsediyoruz. Kullanıcılarınızın yazı yollamasına yardımcı olan, onları hiç admin ekranına bulaştırmayan, bileşenleri sayesinde sürükleyip bırakarak kolaylıkla hazırladığınız formun marifetleri çok büyük. Beni en çok memnun eden bölümü; Who Am I bileşeni ile Ben Kimim bölümüne yazılan ismin eğer temanızda yazar adını gösterme kodu varsa orada yazmasıdır. Ya da bir tıkla yazının sonuna formu gönderen kişinin adını yazdırmayı sağlayabiliyorsunuz. Onay mekanizması, spam’a karşı güvenlik soruları, onaylayıcı seçimi ve hatta üyelere otomatik onay gibi süper özellikleri var. Çözmek uzun zamanımı aldı ama değdi uğraştığıma.

Şimdi gelelim şu Türkçeleştirme işine… Eklentinin bileşenleri ile oluşturduğunuz için onun soru kalıplarını, onun hata mesajlarını kullanmak zorundasınız. Cforms ‘taki gibi kendiniz yazamıyorsunuz. Bu sebeple kullanıcıların İngilizce bir formla boğuşmamaları için ben eklentinin kodları ile boğuşuyordum. Sonra .po ve .mo uzantısı kardeşler geldi aklıma. Acaba nasıl yapılıyordu diye bir araştırma yaptım. Poedit isminde güzel bir program varmış. Size satır satır tüm kelimeleri / cümleleri diziyor, başlıyorsunuz çevirmeye. Sonra size .mo dosyanızı veriyor, sunucuya gönderiyorsunu ve eklenti Türkçe oluyor. (.po dosyasının adına ekstra olarak -tr_TR eklemelisiniz. Örnek; diyorum.po / diyorum-tr_TR.mo gibi)

Bunu bilen kişiye yazdıklarım şuan çok komik gelecektir eminim. Ama benim gibi araştıran biri bu yazıya denk gelirse faydalı olacaktır. Konuyla hiç alakası olmayan biri için ise bir bilgi olacaktır. Neyse, aranızda hiç eklenti Türkçeleştiren oldu mu? Aman Allah’ım ne kadar zor bir iş öyle. Köpek gibi yabancı dil bilginiz de olsa, ondan daha iyi teknik bilgiye de sahip olmak zorundasınız. Bilmiyorum ben belki yanlış bir yerden başladım, ilk denemem koskoca bir form eklentisi, ayrıntıları çok fazla, 3500 satır .po dosyası var.  Çok zor bir iş olduğunu düşünüyorum.

Aslında bu işe giriştiğimde yabancı bir filme altyazı hazırlayanları da anlamış oldum. Bir filmi izlemeden sadece yazı olarak bire bir çeviri yapıldığında ne kadar da berbat bir konu oluyor. Ama filmi izleyerek yazanların çevirileri ise filme değer katıyor. Bir de kendi yorumlarını katanlar var o ayrı bir konu.

Şimdi ben de bire bir çeviri yapsam bir işe yaramayacağını düşünüyorum. Eklenti piyasasında da var öyle çeviriler. İngilizce bilmeyen adam İngilizce eklentiyi kullanabiliyor ama o berbat Türkçeleştirmeyi kullanamıyor, o kadar kötü! Çoğu çeviride de çok eksik var. Dedim ki kendime, madem ilk deneyimim, madem ilk gazım şunu sağlamlaştıralım. Ve eklentinin içini dışını çözmeye çalıştım. Galiba şuan da eklentinin yazarından daha çok özümsedim TDOMF ‘yi. Örneğin ayarlar menüsünü o kadar şahane yapıyorum ki, deneme yapmadan anlamadığımız anlardan kurtaracağım sizleri. Hatta bazı yerlerde o kadar abarttım ki, o seçeneğin diğer seçeneklere bir hükmü varsa bir kaç adım öteden de haberler veriyorum.

Eklenti Türkçeleştiren herkes kendi çevirisini bir numara sanıyor mudur? Müsaitseniz o bir numaraya ben geçebilir miyim? Çok yakın bir süre içerisinde muhteşem Wordpress eklentisi TDO Mini Forms‘un Türkçesini bu siteden indirebileceksiniz. Az kaldı, bekleyin…

Piknik mi? Harakiri mi?

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (2 Yorum Var)


Bursa Makina Mühendisleri Odası’nın 11 Mayıs 2008 tarihinde “Bahar Dönemi Doğa Yürüyüşleri” kapsamında katıldığımız piknik hakkında 11 kişinin yıkılışının öyküsüdür bu.

Sarılalan - Kadıyayla - Sarıtoprak - Gülpınar Şelalesi parkuru için sabah 9 da Teferrüç’te buluştuk. Kadıyayla - Sarıalan hattının bakımda olduğunu öğrendiğimiz için yürüyüşe Kadıyayla’dan (1230 metre) başladık.

Kadıyayla - Ab-ı Hayat - Sarıtoprak - Gülpınar Şelalesi ismini alan rotamızda uğramamız gereken bazı noktaları piknik için atladıktan sonra 3 saat gibi bir sürede Gülpınar Şelalesi’ne vardık.

Gülpınar Şelalesi vadinin en yüksek tepesinden aşağıya dökülen büyük bir şelale fakat biz bunun çok ufak bir bölümünü gördük. Ne kadar yüksekten aktığını ise dönüş yolunda arkamıza baktığımız zaman farkedebildik. Yaklaşık 30 kişilik ekibimiz Şelale’yi izlerken, rehberlerimiz de bu sırada ateşi yakmışlar ve piknik için hazırlıkları tamamlayıp bizleri çağırdırlar. Bugüne kadar katıldığım “Doğa” yürüyüşlerinin hiç birinde doğaya gösterdiğimiz saygıdan dolayı ateş yakmadık. Uludağ üzerinde bulunan bazı kamp noktalarında gerekli şartlarda (gece konaklama gibi) ateş yakmak için kontrollü alanlar bulunmaktadır. Ve piknikçiler için yine kontrollü alanlar vardır.

Eğer rotada bu tarz bir alan varsa ve daha önce katılımcılara bilgi verilmişse ona göre yiyecek ve ekipman getirilir. Doğa yürüyüşlerindeki amaç doğa ile kucaklaşmak, temiz hava almak ve büyük bir huzur aşısı kapmaktır. İnsan bünyesi gereği ise bazen yemek yemek gerekir ve bu durumlarda sırt çantalarımızda açlığımızı yatıştırmak için evde hazırlanmış hafif yiyecekler bulunur. Doğa yürüyüşünse sucuk ve et gibi yiyecekler yedikten sonra o yürüyüşün amacının sadece “piknik” olduğu için farklı bir kesimi ilgilendirir.

Piknik yapmak ve doğa yürüyüşü yapmak arasında çok fark vardır. Çantalarımız ve ekipmanlarımız buna göre değişir.

Bir başka önemli husus ise yürüyüşlerde kot pantolon giymek tehlikelidir. Hem rahat hareket edilemez, hem sıcak havalarda sağlık sorunları yaratabilir hem de en önemlisi olası bir yaralanma sonucunda acil müdahele yapmak gerekirse kot asla yırtılamaz ve müdahele yapılamaz bu yüzden kadife tarzı pantolon giymek gerekir. Eşofman veya şort giymek ise dikenli bölgelerde yırtılmalara neden olabilir ve ince malzeme yüzünden bacaklarımız çizilebilir. Yürüyüşe katılacak kişiler bu konuda daha önceden bilgilendirilmelidir.

Öğlen 12 de yakılan ateş ve başlayan piknik şaşkınlığı eşliğinde geçen 2 saatin ardından ne zaman yola çıkacağımızın kesin bir sonucu olmamakla birlikte piknik için gelenlerin dışında herkesin canı sıkılmaya başlamıştı. Saat 2 olmuştu. Bu kadar uzun süre mola vermek yürüyüş tempomuz için sakıncalıdır. Çünkü 3 saat boyunca yürüme temposuna alışan bacaklarımız 2 saatten sonra ikinci bir tempoyu kaldıramaz. En iyisi kısa molalar vermektir. Kısa dinlenmeler yürüme tempomuzu bozmaz, aksine bacaklarımızı rahatlatır.

Dönüş yolunu bilsek giderdik ama rehberler hala piknik yapıyordu. Ve ne zaman kalkacağımız hala belli değildi, hala ateşin altına odun atılıyordu. Tam o sıra iki kişi yolu bildiğini ve ayrılmak istediğini söyledi. Ben de hemen onlarla gitmek istediğimi belirttim. Derken 9 kişi daha benim gibi durumdan memnun değildi ki bizimle beraber dönüş yolu için gelmek istediler. O sıra içerisinde etrafta gezen bazı arkadaşlarımıza ulaşamadık ama eminimki 10 kişi daha gitmek istiyordu. Piknikçiler pikniğine devam etti, ulaşamadığımız arkadaşlarımız sonra neler yaşadı bilmiyoruz.

Geziden daha fazla fotoğraf görmek için Sayın Burcu Özmen Kırlı’nın yayımladığı fotoğraf galerisi için buraya tıklayınız.

Biz toplam 11 kişi dönüş yoluna geçtik ve günün en güzel zamanı dönüş yolunda yaşadığımız aksiyon dolu saniyelerdi. Bundan sonrasını ben anlatmayacağım zaten normalden uzun bir yazı yayımladım. 11 kişilik ekibimizin diğer üyelerinin dönüş yolu notlarını yorumlamasını bekliyorum.

Ve benim çektiğim iki adet fotoğrafı da sizlerle paylaşmak istiyorum;

İlk otoğraf toplam 11 kareden oluşmuş 180derecelik panoromik bir fotoğraftır. Fotoğrafların üzerine tıkladığınız zaman büyük hallerini görebilirsiniz.

Eğer hala aramızda yürüyebilen varsa yorumlarınızı bekliyorum.

Yavuz Sultan Selim & Yunus Özyavuz

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (3 Yorum Var)


Babasına darbe yaparak tahta çıkan bir deli, tek sakalsız Osmanlı Devleti Hükümdarı, ezber yeteneği mükemmel olan, edebiyat söz konusu olunca tam bir dahi; Yavuz Sultan Selim nam-ı diğer (mahlas) Selimi!

Bu tarih aşkı nereden geldi diyeceksiniz. Ben de şaşkınım hala. Sagopa Kajmer’in (Yunus Özyavuz) son albümü Kötü İnsanları Tanıma Senesi dinlenilmesi gereken mükemmel bir albümdür. Ben rap sevmem diyip bir yere kaçmayın, müzik tarzınız, yaşınız ne olursa olsun mutlaka en az bir kere dinlemeye çalışın ve sözlere kulak verin.

Kötü İnsanları Tanıma Senesi (K.İ.T.S) albümünün içerisinde en iyi şarkı bence Gölge Haramileri. Bu şarkı çok güzel ve daha da güzel yapan bir mısra var;

sanma şâhım herkesi sen sadıkâne yâr olur
herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur.
sadıkâne belki ol âlemde serdâr olur
yâr olur ağyâr olur serdâr olur dîldâr olur…

Melodik yapıdan ve sözleri açısından çok etkileyici bir bölüm. Daha sonradan bu sözlerin aslında Yavuz Sultan Selim’e ait olduğunu öğrendim. Benim için büyük bir şok. Yani ne bileyim bir şarkının içerisinde büyük bir padişahın sözleri var. Neyse bu güzel dizelerin büyük bir sırrı var;

sanma şâhım / herkesi sen / sadıkâne / yâr olur
herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyâr olur.
sadıkâne / belki ol / âlemde / serdâr olur
yâr olur / ağyâr olur / serdâr olur / dîldâr olur…

Şimdi bu muhteşem dizeleri ayırdığım yerlerden okuyalım, yukarıdan aşağıya okunduğunda da sözler aynı değil mi?

Gerçekten muazzam bir düzen var bu sözlerde. Üzerine birde bunu melodiye döken biri var onu da alkışlamamız lazım. Buyrun Gölge Haramileri şarkısının sözleri: (more…)

hanım koş netteyeniyim.com ‘u gerizekalılar bastı

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (2 Yorum Var)


Ellerim kırılsaydı da 18 Ağustos 2007 Cumartesi günü, saat: 15:41 netteyeniyim.com ‘da Dosya boyutları (kb, mb, gb…v.s) sıralaması isimli bilgiyi yayımlamasaydım. Amacım nette yeni olan insanlara kb, mb, gb gibi terimlerin sıralamasını anlatmaktan başka bir şey değildi. Ama nasıl oldu da oldu google amca sağolsun aptal aramalar sonucunda adsl kotasından korkan gerizekalıları musallat etti başıma. Millet şu kadar kotam varmış aşmış mıyım, kaç para gelir diye kıvranıp duruyor ve son derece beyinsiz sorular sormaya başladı.

İlk başlarda hadi dedim biz internetten anlayan adamlarız cidden kafası bu konulara hiç ermeyen insanlar da vardır diyerek cevaplamaya çalışıyordum ama artık o kadar azıttılarki bende dayanamadım kaymaya başladım aferdersiniz :) derken bu Berk Bilgen (kendisi Tubitak sınavında Türkiye 3.sü olmuş sakın dalga geçmeyin) isimli şahsın arkadaşları (ki ip’lerine baktığımda aslında hepsi kendisi) siteye salakça yorumlar bırakmaya başladı.

Gelen yorumlar o kadar komik ki mutlaka vakit ayırıp hepsini okumaya çalışın. Delirmemek elde değil. Sitenin Türk Telekomla hiç bir alakası olmadığını, milletin adsl faturasının ne kadar geleceğiyle benim bir alakam olmadığını üzerine basa basa söylesem de anlamadılar. Ey insanlık bana yardımcı ol, sabır ver. Sitede o kadar güzel bir de şema var ki; 2+2′nin 5 ettiğini bilen herkesin anlayabileceği bir mevzu yok ama kardeşim anlamıyor gerizekalılar! Dalga geçenler de var arada ama bazen cidden soranlar oluyor ve çok gülüyorum bir o kadar da sinirleniyorum. Sonra acıyorum halimize. Acaba ben mi bir hata yapıyorum, bilemiyorum…

Neyse en favorim bir kaç soruyu burda da yayınlayayım, gerisini siteden siz de okuyun.

  • arkadaşlar bir video site kurmak isitiyorum resim uploadlu olacak daha çok face bokk ve youtube karışımı acaba bana lazım olan bant genişligi ne olmalı gunde elibin ziyaretcim olursa misal ilk başlangicta
  • en büyük hangisidir arkadaşlar?

Uludağ Üniversitesi Şenlik’08

Bunlar ne demek?: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yazan: fosil / (Henüz Yorum Yapılmamış)


Uludağ Üniversitesi Şenlikleri yarın (06.05.08) başlıyor.

Saat 20:00′de başlayacak Çim Alandaki konserler:

1.gün Sertab Erener

2.gün Hayko Cepkin & Şebnem Ferah

3.gün Hüseyin Turan

4.gün Duman

Şenlik bünyesinde yapılacak söyleşiler:

1.gün
13.30 Cenk – Erdem “Söyleşi” (Ahmet Taner Kışlalı Salonu)
14.30 Güven Kıraç- Erkan Can “Söyleşi” ( Bordo Salon )
3.gün
13.00 Erol Günaydın “Söyleşi” (Bordo Salon)
14.30 Sümer Tilmaç “Söyleşi” ( Bordo Salon)
4.gün
14.00 Uykusuz Dergi Ekibi “Söyleşi” ”(Ahmet Taner Kışlalı Salonu)

Bunlar benim katılacağım etkinlikler olduğu için herkese duyurmak istedim. Daha bir çok söyleşi, konferans, konser için gelecek sanatçı veya amatör gruplar var. Ayrıntıları şenliklerin resmi sitesinden takip edebilirsiniz.

Sertab Erener’in sahne performansını çok seviyorum, insanları eğlendirmeyi iyi biliyor. Hayko Cepkin ve Şebnem Ferah bir arada mükemmel bir konser olacağı kesin. Hüseyin Turan abimiz beni benden almaya gelecek. Duman konserinde ise 10 kilo vereceğime eminim.

Cenk ve Erdem Beylerin gelmesi beni en çok mutlu eden haber. Umarım enerjim yeter ve işlerimde bir aksilik olmaz da hepsine katılabilirim. Bol bol fotoğraf çekmeye çalışacağım merak etmeyin ;)

Şenliğe katılacak ve bu yazıyı okuyan birileri varsa bana ulaşsınlar. Şenlik boyunca da internet bağlantım olacak. Belki arada ufak bir diyorum.com buluşması gerçekleşir ne dersiniz? Geleceklerin yorumlarını bekliyorum.


Page 1 of 3123»

Ne demek?

Mp3 ne demek 2008/05/06

durağan ne demek? 2008/05/04

DNS ne demek 2008/05/04

ip adresi ne demek 2008/05/04

domain ne demek 2008/05/04

server ne demek 2008/05/04

asp ne demek 2008/05/04

php ne demek 2008/05/04

browser ne demek 2008/05/04

kadraj ne demek 2008/04/22